Erkekte kanalların bağlanması (Vasektomi)

Testislerde üretilen spermler boşalma sırasında vas deferens denilen ince kanallarla taşınarak penise gelir. Bu kanalların bağlanmasına vasektomi adı verilir ve spermlerin taşınmasını engellediğinden boşalma sırasında prostat bezinden gelen sıvının içinde sperm bulunmaz ve gebelik oluşamaz. Vasektomi kalıcı yani geri dönüşümsüz bir yöntemdir. Lokal anestezi altında muayenehane koşullarında yapılabilen kolay bir işlemdir.

Birçok ülkede oldukça yaygın bir yöntem olmasına karşın ülkemizde biraz da yanlış ve eksik bilgilendirmelerden dolayı olması gerektiği kadar sık değildir. Yanlış bilinen düşüncelerden en önemlisi erkeklik fonksiyonlarının bozulmasıdır. Ancak vas deferens’lerin hormon üretimi, ereksiyon, meni sıvısı üretim ve boşalma gibi fonksiyonlarla ilişkisi yoktur. Yani cinsel istekte ve aktivitede herhangi bir problem oluşturmaz. Sadece meni sıvısının içinde sperm bulunmaz.

Geri dönüşümsüz bir yöntem olduğundan ailesini tamamlamış çiftler için uygun bir yöntemdir. Vasektomi yaptırmayı kabul eden erkekler istenmeyen gebeliklerden korunmada kendisinin de sorumlu olduğunun bilincinde olan erkeklerdir (ki bu da toplumun kültür ve medeniyet düzeyi ile ilişkilidir.

Kadınlarda yapılan sterilizasyon işleminin aksine erkekte vasektomi yapıldıktan sonra sperm sayısı hemen sıfırlamadığından koruyuculuk hemen başlamaz. Bu nedenle, 16-18. haftadan başlamak üzere meni analizleri ile spermlerin olmadığı en az 2 örnekte gösterilmelidir.

Kadınlara benzer şekilde erkekte de kanalların bağlanmasından sonra daha düşük de olsa binde 1-1,5 rekanalizasyon (kanalların yeniden açılması) dolayısıyla gebelik riski olabilir.

İşleme bağlı her cerrahi işlemde görülebilen kanama, ağrı ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar olabilir.

Kadında tüplerin bağlanması (tüp ligasyonu)

Gebeliğin oluşabilmesi yani döllenme için erkeğin spermleri (tohum hücreleri) ile kadının yumurtasının fallop tüplerinde birbirleriyle karşılaşması gerekir.

Cerrahi yöntemlerle fallop tüplerinde spermlerin ve/veya yumurtanın geçişini engelleyecek şekilde tıkanmasıdır.

Ailesini tamamlamış yani başka çocuk sahibi olmayı düşünmeyen çiftler için uygun olan kalıcı bir yöntemdir. Sonradan tekrar çocuk istenirse tüplerin operasyonla açılma şansı varsa da bu her zaman mümkün olmaz. Tüpleri bağlanmış kadınlar tüp bebek yöntemi ile gebe kalabilirler ancak, bu da hem pahalıdır hem de garanti bir yöntem değildir. Bu nedenle, gerçekten başka çocuk düşünülmüyorsa uygulanmasında fayda vardır. Ameliyatla tekrar açma şansını yok kabul etmek gerekir.

Başka çocuk istenmese de çok genç yaşlarda tüpleri bağlatmak da önerilmez. Bunun için bir yaş sınırı olmamakla birlikte daha yaşanacak uzun bir ömür ve dünyanın bin bir türlü hali vardır. Her türlü riski göz önünde tutmak gerekir.

Tüp ligasyonu ayrıca; var olan bir hastalık nedeniyle bir gebeliğin kadın hayatını ciddi ölçüde tehdit etmesi söz konusu olan kadınlar, zeka özürü veya psikiyatrik hastalık gibi nedenlere bağlı olarak cinsel tacize uğrama ve hamile kalma olasılığı yüksek olan kişiler için de uygun bir yöntemdir.

Tüplerin bağlanması için kadının ricası yetmez, eşinin de rızası olması gereklidir.

Tüplerin bağlanma işlemi sıklıkla sezaryen veya diğer jinekolojik işlemler (örneğin myomektomi) sırasında yapılan bir işlemdir. Bu durumda fazladan bir operasyona gerek kalmamış olur. Ancak, diğer durumlarda da tüplerin bağlanması mini laparotomi ve laparoskopi gibi basit be hastayı ciddi boyutta etkilemeyecek operasyonlarla da gerçekleştirilen basit bir ameliyat olarak kabul edilir.

Geri dönüşümsüz olduğundan acil koşullar altında karar vermek ve sonradan pişmanlık duymamak için bunu gebelik sırasında eşinizle birlikte kararlaştırmanız ve doktorunuzla görüşmeniz de fayda vardır.

Tüplerin bağlanmasının her cerrahi müdahalede karşılaşılabilecek anestezi ve ameliyata ait riskler dışında herhangi bir yan etkisi yoktur. Güvenilirliği oldukça yüksektir ancak, düşük de olsa tüplerin rekanalize olma yani açılma olasılığı vardır. Bu nedenle, adet gecikmesi olduğunda gebelik olasılığı her zaman akılda tutulmalıdır.

 
 
 

Danışma Hattı

  • Uğur Mumcu cad. 17/2 Gaziosmanpaşa / ANKARA.
  • 0 (312) 447 77 97
  • 0 (312) 437 41 62
  • 0 (312) 446 35 32

UYARI

Bu sitede yer alan tıbbi bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Özel durumlarınız ve sorularınız için İletişim linkinden formu doldurunuz.