Acil Kontrasepsiyon

Acil Kontrasepsiyon, korunmasız girilen bir cinsel ilişkiden veya kullanılan yöntemin başarısından şüphelenilen durumlarda ilişki

 sonrası gebeliğin olmasını engellemek amacıyla kullanılan yöntemlerdir.

Bu amaçla, en sık olarak hormonlar yöntemler kullanılır ancak rahim içi araçlar da faydalı olabilir.

Hormonal yöntemler hem döllenmenin oluşmasını hem de döllenme oluşmuşsa bunun rahime yuvalanmasını önleyerek etki edebilir. Ancak, gebelik rahime yerleşmişse düşük olmasını sağlamaz. Bu nedenle, gebelik rahime yerleşmeden önce yani ilişkiden sonraki ilk 72 saat içinde kullanılmalıdır ancak, ne kadar erken başlanırsa başarı şansı o kadar yüksek olur. Bu yöntemlerin gebeliği önleme şansı %98’e kadar ulaşabilir.

Bu amaçla, normal doğum kontrol hapları kullanılabilir. Ancak, bunun için yüksek doz kullanmak gerektiğinden nasıl ve hangi dozlarda kullanılacağı konusunda mutlaka doktorunuza danışmanız eş-dost tavsiyesi ile hareket etmemeniz gerekir.

Son yıllarda bu haplar sadece bu amaca yönelik olarak hazırlanmış formlarda ülkemizde de kullanılmaya başlanmıştır. Bunların eczanelerden reçetesiz olarak alınması ve kullanılması mümkündür.

Bu yöntemle en sık ortaya çıkan yan etki bulantı ve kusmadır. Hapların tok karnına alınması bu yan etkileri azaltır. Kusma olduğunda (aldıktan sonraki 1 saat içinde) doz tekrarlanmalıdır. Bunun dışında baş ağrısı, halsizlik ve kasık ağrısı da görülebilir. Lekelenme, beklenen adet tarihinin değişmesi gibi durumlar da görülebilir.

!!! Doğum kontrol hapını kullanması sakıncalı olan kadınlar bu hapları da kullanamaz.

!!! Bu ilaçlar, rutin olarak kullanılamaz, yani bunu normal bir gebelikten korunma yöntemi olarak kullanmak mümkün değildir. Sadece, planlanmamış bu nedenle korunma tedbiri alınmamış cinsel ilişkilerde ve kondomun yırtılması gibi kullanılan yöntemin başarısından şüphe edilen durumlarda kullanılmalıdır.

!!! Oluşmuş ve rahime yerleşmiş gebelikte yöntem başarı sağlamaz yani bir düşük hapı değildir.

Rahim içi araçlar (spiral) da  korunmasız cinsel ilişkiden sonraki 7 gün içinde uygulandığında istenmeyen gebelik oranını yüksek oranda önleyebilir. RİA takılmasının sakıncalı olduğu hastalar da kullanılmamalıdır.

Erkekte kanalların bağlanması (Vasektomi)

Testislerde üretilen spermler boşalma sırasında vas deferens denilen ince kanallarla taşınarak penise gelir. Bu kanalların bağlanmasına vasektomi adı verilir ve spermlerin taşınmasını engellediğinden boşalma sırasında prostat bezinden gelen sıvının içinde sperm bulunmaz ve gebelik oluşamaz. Vasektomi kalıcı yani geri dönüşümsüz bir yöntemdir. Lokal anestezi altında muayenehane koşullarında yapılabilen kolay bir işlemdir.

Birçok ülkede oldukça yaygın bir yöntem olmasına karşın ülkemizde biraz da yanlış ve eksik bilgilendirmelerden dolayı olması gerektiği kadar sık değildir. Yanlış bilinen düşüncelerden en önemlisi erkeklik fonksiyonlarının bozulmasıdır. Ancak vas deferens’lerin hormon üretimi, ereksiyon, meni sıvısı üretim ve boşalma gibi fonksiyonlarla ilişkisi yoktur. Yani cinsel istekte ve aktivitede herhangi bir problem oluşturmaz. Sadece meni sıvısının içinde sperm bulunmaz.

Geri dönüşümsüz bir yöntem olduğundan ailesini tamamlamış çiftler için uygun bir yöntemdir. Vasektomi yaptırmayı kabul eden erkekler istenmeyen gebeliklerden korunmada kendisinin de sorumlu olduğunun bilincinde olan erkeklerdir (ki bu da toplumun kültür ve medeniyet düzeyi ile ilişkilidir.

Kadınlarda yapılan sterilizasyon işleminin aksine erkekte vasektomi yapıldıktan sonra sperm sayısı hemen sıfırlamadığından koruyuculuk hemen başlamaz. Bu nedenle, 16-18. haftadan başlamak üzere meni analizleri ile spermlerin olmadığı en az 2 örnekte gösterilmelidir.

Kadınlara benzer şekilde erkekte de kanalların bağlanmasından sonra daha düşük de olsa binde 1-1,5 rekanalizasyon (kanalların yeniden açılması) dolayısıyla gebelik riski olabilir.

İşleme bağlı her cerrahi işlemde görülebilen kanama, ağrı ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar olabilir.

Kadında tüplerin bağlanması (tüp ligasyonu)

Gebeliğin oluşabilmesi yani döllenme için erkeğin spermleri (tohum hücreleri) ile kadının yumurtasının fallop tüplerinde birbirleriyle karşılaşması gerekir.

Cerrahi yöntemlerle fallop tüplerinde spermlerin ve/veya yumurtanın geçişini engelleyecek şekilde tıkanmasıdır.

Ailesini tamamlamış yani başka çocuk sahibi olmayı düşünmeyen çiftler için uygun olan kalıcı bir yöntemdir. Sonradan tekrar çocuk istenirse tüplerin operasyonla açılma şansı varsa da bu her zaman mümkün olmaz. Tüpleri bağlanmış kadınlar tüp bebek yöntemi ile gebe kalabilirler ancak, bu da hem pahalıdır hem de garanti bir yöntem değildir. Bu nedenle, gerçekten başka çocuk düşünülmüyorsa uygulanmasında fayda vardır. Ameliyatla tekrar açma şansını yok kabul etmek gerekir.

Başka çocuk istenmese de çok genç yaşlarda tüpleri bağlatmak da önerilmez. Bunun için bir yaş sınırı olmamakla birlikte daha yaşanacak uzun bir ömür ve dünyanın bin bir türlü hali vardır. Her türlü riski göz önünde tutmak gerekir.

Tüp ligasyonu ayrıca; var olan bir hastalık nedeniyle bir gebeliğin kadın hayatını ciddi ölçüde tehdit etmesi söz konusu olan kadınlar, zeka özürü veya psikiyatrik hastalık gibi nedenlere bağlı olarak cinsel tacize uğrama ve hamile kalma olasılığı yüksek olan kişiler için de uygun bir yöntemdir.

Tüplerin bağlanması için kadının ricası yetmez, eşinin de rızası olması gereklidir.

Tüplerin bağlanma işlemi sıklıkla sezaryen veya diğer jinekolojik işlemler (örneğin myomektomi) sırasında yapılan bir işlemdir. Bu durumda fazladan bir operasyona gerek kalmamış olur. Ancak, diğer durumlarda da tüplerin bağlanması mini laparotomi ve laparoskopi gibi basit be hastayı ciddi boyutta etkilemeyecek operasyonlarla da gerçekleştirilen basit bir ameliyat olarak kabul edilir.

Geri dönüşümsüz olduğundan acil koşullar altında karar vermek ve sonradan pişmanlık duymamak için bunu gebelik sırasında eşinizle birlikte kararlaştırmanız ve doktorunuzla görüşmeniz de fayda vardır.

Tüplerin bağlanmasının her cerrahi müdahalede karşılaşılabilecek anestezi ve ameliyata ait riskler dışında herhangi bir yan etkisi yoktur. Güvenilirliği oldukça yüksektir ancak, düşük de olsa tüplerin rekanalize olma yani açılma olasılığı vardır. Bu nedenle, adet gecikmesi olduğunda gebelik olasılığı her zaman akılda tutulmalıdır.

Vajinal Duş

İlişkiden sonra vajinanın içinin yıkanmasıdır. Geleneksel ama yetersiz bir yöntemdir. Birçoklarınca yöntem bile sayılmaz. Spermler boşalmadan çok kısa bir süre sonra saniyeler, dakikalar içinde rahme ulaşabilirler.

Ayrıca, vajinanın suyla yıkanması vajinanın mikroplardan koruyucu asit ortamını bozduğundan vajinal enfeksiyona yol açma riski taşır.

Bu nedenle, bu yöntemi kullananlar dolayısıyla bu yöntemle korunduğunu zannedenler farklı bir yönteme geçmelidirler.

Emzirme

Emzirmenin bebek için olan yararları dışında gebelik olmasını engelleyici özelliği de vardır. Emziren annelerde süt hormonunu salgılatan hormonların düzeylerindeki yükselmeler yumurtlamayı da baskılar ve gebelikten korur. Ancak, emzirmenin gebeliği ne oranda ve ne kadar süreyle önleyebileceğini bilmek mümkün değildir.

Emzirmenin gebelikten koruması emzirme sıklığı ve süresi ile belirlenir. Özellikle 6 aydan sonra emzirme sıklığı azaldığı ve bebek ek gıdalara başladığı için emzirmenin koruyuculuğu önemli ölçüde azalır. Bir çok kadında emzirmesine rağmen doğumdan 1-2 ay sonra yumurtlama başlayabilir. Bu nedenle, emziren annelerin emzirmenin koruyuculuğuna güvenmemeleri ve başka bir yöntemle korunmalarında fayda vardır. Uygun şekilde emzirenlerde bile (yeterince sık ve uzun süreli) sürprizlerle karşılaşmamak içn 3. ayın sonunda korunma yöntemleri başlanılmalıdır. Bu amaçla, sadece progesteron içeren hormonal yöntemler ve RİA (spiral) kullanılabilir.

Takvim Yöntemi

Kadının adet siklusu boyuca gebe kalma olasılığının yüksek olduğu günleri belirleme ve bu günlerde ilişkiden kaçınarak gebeliğin önlenmesidir.

Bu yöntemle istenmeyen gebelik riski %25’lere kadar ulaşabilir. Bu nedenle önerilen bir yöntem değildir. Ancak, gebelik riski dışında bir yan etkisi olmadığından başka hiç bir yöntemin kullanılamadığı durumlarda tercih edilebilir.

Yöntemi kullanabilmek için adetlerin düzenli olması gerekir. Adet düzensizlikleri olan kadınlar bu yöntemi kullanamazlar. Öncelikle birkaç ay adetlerin takip edilmesi ve kaydedilmesi gerekir. Adetleri düzenli olan kadınlarda bile gebelik şansının olmadığı düşünülen günlerde gebe kalabildiği gösterilmiştir.

Adet siklusunun uzunluğu bir adetin başlangıç gününden diğerinin başlangıç gününe kadar olan süre olarak hesaplanır. En uzun siklustan 11 gün, en kısa olandan 18 gün çıkartılır. Aradaki dönemde ilişkide bulunmamak veya bir korunma yöntemi kullanmak gerekir.

Örneğin; kadının adet siklusları 27-32 günler arasında değişiyorsa; En kısa siklus: 27-18 = 9 En uzun siklus: 31-11 = 20 Sonuç olarak, adet siklusunun 9-20. günleri arası gebelik için riskli günler olarak kabul edilir.

Adet sikluslarının takibi dışında yumurtlama dönemini, dolayısıyla gebelik için riskli günleri, saptamak için vücut ısısı artışının takibi ile de yapılabilir. Bunun dışında, vajinadaki akıntının kıvam ve miktarı da faydalı olabilir. Bu amaçla, hazır kitler de bulunmaktadır.

Geri çekme (coitus interruptus)

Tam boşalma anında erkeğin kendini geri çekmesidir. Ülkemizde en yaygın kullanılan doğum kontrol yöntemidir. Maalesef bu yöntem daha çok geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde en sık olan yöntemdir. Ejakulasyon (boşalma) öncesi erkekten gelen sıvıda sperm bulunabilir. Ayrıca, vajina dışına bulaşan spermler de vajina içine girebilir ve gebelik oluşabilir. Bu nedenle, güvenilirliği düşüktür ve modern bir yöntem olarak kabul edilmez. Mecbur kalmadıkça bu yöntem tercih edilmemelidir.

Spermisitler (Sperm öldürücüler)

Aslında direkt bir bariyer yöntem değildir. Ancak, vajinaya konulduğunda spermler üzerine öldürücü etki yaptıklarından spermlerin rahim ve tüplere geçmesi engellenir. Fitil, krem, jel gibi formları mevcuttur. İlişkiden 15-30 dakika önce uygulanır ve etkisi 1-2 saat sürer.

Güvenilirliği düşüktür. Korunma yöntemi olarak kullananlarda 1 yıl sonunda gebelik riski olağan kullanımda %26 gibi yüksek bir değerdedir. Bu nedenle, tek başına önerilmez ancak diyafram ve kondom gibi yöntemlerle birlikte kullanılması tercih edilmelidir.

Kadın kondomu (kadın prezervatifi)

Kadın kondomu yine kadınların kullandığı bir bariyer yöntemdir. Ülkemizde de kısa bir süre önce “Femidom” ticari adı ile kullanıma sunulmuştur.

Yeni olduğu için ülkemizde henüz çok bilinmemektedir. Diyaframa benzer şekilde vajina içine yerleştirilen kese şeklinde bir materyaldir. İlişki öncesi vajinaya yerleştirilir. Yerleştirildikten sonra vajina duvarlarına yapışır. Birden fazla sefer kullanılmamalı yenisi takılmalıdır.

İç ve dış halkaları vardır. İç halkası rahim ağzının kapatır. Dışta kalan halkası vajina çevresini de koruduğundan cinsel temasla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu erkek kondomundan daha iyidir. Ancak, istenmeyen gebelik riski daha yüksektir. Bir yılın sonunda %25’lere varan oranda gebelik bildirilmiştir. Bu nedenle, daha çok erkeğin kondom kullanmak istemediği durumlarda tercih edilir.

Erkek kondomuna diğer avantajı da ilişkiden çok önce (8 saate kadar) takılabilmesidir. Bu şekilde cinsel ilişkide bölünme olmaz. Uygulamasının nispeten zor olması, pahalı olması, ilişki sırasında bazen rahatsızlık verebilmesi gibi dezavantajları kullanımını kısıtlar.

Diyafram

Kadınların kullandığı bariyer yöntemdir. Ülkemizde yaygınlaşmamıştır. Şapkaya benzer ve lateksten yapılır. Rahim ağzını kapatacak şekilde cinsel ilişki öncesi yerleştirilir. Bu şekilde spermlerin rahme ve tüplere geçişi engellenir. Üzerine spermisit (sperm öldürücü) sürülmesi etkinliğini artırır.

Takma ve çıkarma başlangıçta doktor gözetiminde yapılır, daha sonra hasta rahatlıkla kendi takıp çıkartabilir. İlişkiden en az 6 saat sonra çıkartılmalıdır. Birbirine yakın zamanlarda birden fazla ilişkide kullanılabilir.

Etkinliği kondoma benzer. Gonore ve klamidya gibi üst genital sistemi tutan cinsel temasla bulaşan hastalıkları engeller ama HPV ve hepatit riskini azaltmaz.

 
Page 1 of 212»
 
 

Danışma Hattı

  • Uğur Mumcu cad. 17/2 Gaziosmanpaşa / ANKARA.
  • 0 (312) 447 77 97
  • 0 (312) 437 41 62
  • 0 (312) 446 35 32

UYARI

Bu sitede yer alan tıbbi bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Özel durumlarınız ve sorularınız için İletişim linkinden formu doldurunuz.