Endometriozis

Rahim iç zarı (endometriyum) hücreleri adet siklusu sırasındaki estrojen ve progesteron hormonu değişikliklerine duyarlıdır. Normalde rahmin iç boşluğunu döşeyen epitel tabakasında olan bu hücreler normal lokalizasyonu dışında yerlerde bulunmasınaendometriozis denir. Farklı lokalizasyonlardaki endometriyum hücreleri de orijinal yerindeki hücreler gibi estrojen ve progesteron değişikliklerine duyarlıdır. Hormonların etkisi ile büyüyen ve kalınlaşan doku, hormonlardaki azalmayla beraber kanayabilir. Hormonlara özellikle estrojene bağımlıdır bu nedenle, menopozdaki hastalarda lezyonlar geriler

Belirtileri nelerdir?

Endometriozis bulunduğu yere göre çeşitli sorunlara yol açabilir. Karın iç zarında olduğu (rahmin arkasındaki boşlukta, tüplerin üzerinde, rahmi tutan bağlarda vb) zaman her adet sırasında kanaması karın zarını irrite ederek şiddetli adet sancılarına neden olabilir

. Sekonder dismenore (adet sancısı) olgularının önemli bir nedenidir. Bu nedenle, basit yöntemlerle tedavi edilemeyen olgularda araştırılması gerekir. Bu lokalizasyonlardaki endometriozis odakları iyileşirken skar dokusu bırakacağından karın içi organlar arasında yapışıklıklara yol açar. Bu yapışıklıklar da çeşitli sorunlara neden olabilir. Hastada sürekli bir kasık ağrısı olabilir. Adet sancılarının daha da artmasına neden olabileceği gibi ilişki sırasında kasıklara vuran ağrıya da yol açabilir.

Ayrıca, yapışıklıklar Fallop tüpleri (döl kanalları) ile yumurtalıkların ilişkisini bozacağından heray atılan yumurtanın tüpler tarafından alınması engellenir dolayısıyla döllenme yani çocuk oluşumu engellenir. Endometriozis hastalarında kısırlık gelişmesi sadece yapışıklıklara bağlı değildir. Hafif derecedeki endometriozis olgularında yapışıklık olmasa, tüpler açık olsa bile çocuk sahibi olmada zorluk oluşabilir. Bu durum, endometriozis olgularında salgılanan çeşitli maddelerin yumurta gelişimini bozması ya da spermlere toksik etki yaratması ile ilişkilendirilmiştir. Endometriozis olgularında ayrıca, dış gebelik riski de artmıştır.

Endometriozis olguları şiddetine göre 4 evrede incelenir. Dördüncü evrede genital organlar arasında ileri derecede yapışıklıklar vardır.

Endometriozisin en sık görüldüğü yer yumurtalıklardır, daha sonra sırası ile karın zarının rahmin arkasında kalan boşluğunda (douglas boşluğu),Endometriozis odağı eğer yumurtalık içinde ise kanın akacağı herhangi bir yer olmadığından yumurtalık içinde birikir ve kistleşme söz konusu olur. Kist içine kanama nedeniyle buradaki kan renginden dolayı oluşan kist “çikolata kisti” olarak bilinir. Koyu kıvamlı akışkan (sıcak çikolataya benzer)

  bir yapıdadır. Bilimsel literatürde ise ”endometrioma” olarak adlandırılır. Rahmi yerinde tutan bağlarda, tüplerde, barsaklarda, mesanede, görülür. Endometriozis odağı nadir olarak vücudun çok farklı yerlerinde de olabilir ve bulunduğu yere göre belirtilere neden olur. Örneğin; rahim ağzı, vajina, dış cinsel organlarda, cerrahi yaralarda, dikişli doğum esnasında açılan kesilerde, akciğerlerde ve hatta gözde görülebilir. İlginç olarak çok nadiren de olsa erkeklerde de görülebildiği bildirilmiştir.

Ağrı (Kronik kasık ağrısı, sancılı adet görme, ilişki sırasında ağrı, bel ve sırt ağrısı, bacaklarda ağrı, makata vuran ağrı)Endometrioziste görülebilen belirtileri özetlersek:

  • İnfertilite, dış gebelik riskinde artış

  • Kanlı dışkı, kabızlık, ishal

  • İdrara sık çıkma, idrar yaparken ağrı, kanlı idrar

  • Adet öncesi ve sonrası lekelenme (sebebi bilinmemektedir)

Tanısı nasıl konulur?

 Endometriozisin kesin tanısı ancak cerrahi sırasında direkt gözlem ve odaklardan alınan biyopsi ile konabilir. Endometriozisten şüphelenilen hastalarda tanıyı kesinleştirmek gerekiyorsa laparoskopi yapmak gerekir. Laparoskopi ile direkt gözlem ve alınan biyopsilerle tanı kanabilir. Aynı zamanda, endometriozis odaklarının yakılması ve varsa yapışıklıkların açılması da mümkündür. Yani, hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılabilir.

Ultrasonografi de tanıda yardımcı bir yöntemdir. Ancak, ultrasonografi sadece yumurtalıklarda endometrioma (çikolata kisti) varsa tanıda bizi yönlendirebilir. Bunun dışındaki endometriozis odaklarının tanısında faydalı değildir. Ultrasonda çikolata kistinin tipik görüntüsü vardır ancak, başka kistlerde de benzer görünüm olabilir. Bu nedenle, kesin tanı ancak cerrahi ile teyit edilebilir.

Tümör belirteçlerinden CA125 endometriozis olgularında yükselebilir. Ancak, bu da özgün bir laboratuvar yöntemi değildir. Bir çok başka selim ve habis durumlarda da (myom, enfeksiyon, yumurtalık kanseri vb) yükselebilir. Genellikle düzeyler habis hastalıklardakinden daha düşüktür.

Nasıl tedavi edilir?

Maalesef endometriozis eradike edilemeyen, yani tamamen ortadan kaldırılamayan bir hastalık olarak kabul edilir. Tedavi amacı daha çok oluşan semptomların yani belirtilerin ve sorunların tedavisi şeklindedir. Esas olarak ağrının giderilmesi veya infertilite sorunu varsa bu sorunun giderilmesine yönelik tedavi alternatifleri vardır. Menopoz ve gebelikte hastalığın gerilemesi göz önünde tutularak çeşitli ilaçlarla hastada “yalancı gebelik” ya da “yalancı menopoz”  oluşturulur.

Yalancı gebelik için doğum kontrol hapları ya da progesteron hormonları kullanılırken yalancı menopoz için danazol veya GnRH analogları denilen ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar genellikle kısırlık tedavisinde belirgin fayda göstermez. Daha çok ağrıların hafifletilmesinde ve giderilmesinde önerilir. Yalancı menopoz tedavisinin 6 aydan fazla kullanılması önerilmez, çünkü gerçek menopozda olduğu gibi hastada menopozal şikayetlerin görülmesi yanında kemik erimesine neden olabilir. Bu nedenle, kemik erimesini önlemek amacıyla odakları aktive etmeyecek ama kemik erimesini az da olsa önleyecek dozda estrojen tedaviye eklenebilir.

Kısırlığın sorun olduğu olgularda ise cerrahi tedavi önerilir. Cerrahi tedavide çikolata kisti varsa çıkarılır, aktif endometriozis odakları yakma yoluyla haraplanır ve yapışıklıklar varsa açılır. Genellikle, gebelik şansının cerrahi sonrası 6 ayda daha fazla olduğuna inanılır. Eğer, 6 ay içinde kendiliğinden veya aşılama yöntemi uygulanmasına rağmen gebelik oluşmuyorsa o zaman tüp bebek önerilir.

 
 
 

Danışma Hattı

  • Uğur Mumcu cad. 17/2 Gaziosmanpaşa / ANKARA.
  • 0 (312) 447 77 97
  • 0 (312) 437 41 62
  • 0 (312) 446 35 32

UYARI

Bu sitede yer alan tıbbi bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Özel durumlarınız ve sorularınız için İletişim linkinden formu doldurunuz.